Gebelikte Sık Görülen Hastalıklar

Gebelikte Sık Görülen Hastalıklar

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI

Sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla gebelikte sık karşılaşılır. Bulantı ve kusmalar hafif olabileceği gibi, kilo kaybı ile vücutta su ve elektrolit kaybına neden olabilecek kadar şiddetli de olabilir. ?

Göğüste yanma ve ağza acı ekşi su gelmesi gibi şikayetlerle karakterize olan reflü ise gebelikteki hormonal değişikliklere ve büyüyen karının oluşturduğu basınca bağlı yemek borusunun alt kısmında gevşeme ve midede asit salınımının artması sonucu gelişir.

GEBELİK BULANTI VE KUSMALARI

Bulantı ve kusma gebelerin %70-85 ini etkileyen bir durumdur. Bulantı-kusma gebelerin %2?sinde şiddetli hale gelebilir. Çoğul gebeliğin yanında, ailede veya önceki gebelikte şiddetli kusmaları olanlar risk grubundadır. Gün içi bulantı süresine, kusma sıklığına ve kilo kaybına göre durumun şiddeti değerlendirilir. Günde 6 saatten fazla bulantı hissi olan ve 5 kereden fazla kusan gebeler ileri tetkik ve değerlendirme için doktora başvurmalıdırlar.

Bulantı ve kusmanın tedavisi önlemle başlar. Gebe kalmadan önce multivitamin destek alan hastalarda bulantı ve tedavi gerektiren şiddette kusma daha nadir olarak izlenir. Sık ve az yemek, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınma, proteinli gıdalar tüketmek ve yatak başında kraker bulundurularak kalkmadan tüketilmesi şikayetlerin azalmasını sağlar.Hafif-orta şiddetteki durumlarda B6 vitamini, metoklopramid (metpamid), trimetobenzamid (emedur) gibi ilaçlar kullanılabilir. Ağır vakaların hastaneye yatırarak tedavi edilmesi gerekebilir.

GEBELİK REFLÜSÜ

Sadece yaşam tarzı değişiklikleri bile şikayetlerin azalmasında etkili olmaktadır. Yastık sayısını artırmak, baharatlı yiyeceklerden, kahve ve çikolatadan kaçınmak, aşırı kilo almamaya dikkat etmek, yemeklerden hemen sonra yatmamak ve sık aralarla küçük öğünler yemek bu önlemlerden sayılabilir. Tüm bunlara rağmen şikayetlerinde gerileme olmadığı takdirde doktor kontrolü altında aşağıdaki ilaçlar kullanılır.

  1. Antiasitler
  2. H2 reseptör antagonistleri

Antiasitler

Bu tür ilaçlar magnezyum, alüminyum, kalsiyum, karbonat gibi metal tuzları içermektedir. Gaviscon, Rennie ,Talcid adlı ilaçların tablet ve suspansiyon Formları bulunmaktadır. Yemeklerden sonra yaklaşık 30 dakika? 1 saat sonra ya da ağrı anında tablet emilir veya 1-2 ölçek süspansiyon içilir. Antiasitlerin gebelikte kullanımı güvenlidir fakat uzun süreli ve yüksek doz kullanımında metal tuzlarının birikimi söz konusu olduğundan dikkat edilmelidir.

H2 Reseptörler Antagonistleri

Antiasitlere cevap vermeyen inatçı reflü şikayetleri olan hastalarda H2 reseptör antagonistleri kullanılır. Etkisi hızlı değildir. İlacın emilimi ve vücutta dağılımı için zamana ihtiyaç vardır. Famotidin (famodin), simetidin, ranitidin (ranitab, zantac) bu grup ilaçlardır. Gebelikte kullanımında, ilk trimesterde bile doğumsal anomali artışı tespit edilmemiştir. Bu grup ilaçlar plasentadan geçerler. Doktor kontrolünde kullanılmalıdırlar.

Proton pompa İnhibitörleri

Gebe olmayan hastalarda ülser, gastrit ve reflü tedavisinde kullanılır.Omeprazol (demeprazol), esomeprazol (nexium) ve lansoprazol(lansor) bu grup ilaçlara örnektir. Bebekte kalp , yüz, böbrek anomalilerine sebep olabilir. Her ne kadar fetusta anormallik ypatığı gösterilmemişse de genelde gebelikte kullanılması önerilmez.

KABIZLIK

Gebelikte kabızlık özellikle ilk ve 3. trimesterda daha fazla olmak üzere sık karşılaşılan bir durumdur. Gebelikte artan progesteron hormonu ince ve kalın barsak hareketlerini yavaşlatır. Bol sıvı almak, fiziksel aktiviteyi arttırmak, lifli gıdalarla beslenmek gebeleri kabızlıktan korur. Bunlara rağmen şikayetler devam edecek olursa kullanılabilinecek ilaçlar şöyledir.
Osmotik laksatifler : Laktuloz ( Duphalac, laktulak, osmolak, importal vb)
Sorbitol (kansilak, sabalaks lavman vb)
Katyonik laksatifler: magnesium hidroksit (Magnokal, magnesie calcinee, magcine)
Uyarıcı laksatifler: Bisakodil (laksotek, bekunis, bisakol, sekolaks)

GEBELİKTE DEPRESYON VE ANTİDEPRESAN KULLANIMI

Depresyon üreme çağındaki kadınlarda sık olarak rastlanır. Gebelerin de %10-20?sinde depresyon görülür. Destek gruplarına katılım, psikoterapi ve ilaç kullanımı tedavi seçenekleridir. Gebelik öncesi depresyon tanısı ile tedavi alan hastalarda kısmi cevap olur olmaz veya gebelik tespit edilir edilmez antidepresanların erken kesilmesi durumunda depresyonun tekrarlama olasılığı yüksektir. Fakat gebelik öncesi paroksetin ve venlafaksin grubu antidepresan başlanan hastalarda gebelik tespit edildiğinde bu ilaçlar kalp anomalisi riskini arttırdığı ve yenidoğanda yoksunluk sendromuna (bebekte titreme, mide -bağırsak problemleri, uyku bozuklukları ve tiz sesle ağlama) neden olabileceğinden kesilmeleri önerilir. Serotonin gerialım inhibitörlerinden fluoksetin (prozac, depreks, depset,florac, fulsac) gebelikte kullanımının bebek üzerine etkisi en fazla araştırılan depresyon ilacıdır. İlk trimesterde bile kullanımının bebek üzerine olumsuz etkilerinin olmadığı çalışmalarla kanıtlanmıştır. Sertralin, sitalopram, essitalopram gibi diğer serotonin gerialım inhibitörleri yeni kuşak ilaçlardır. Doğumsal anomalilerle ilişkili bulunmamışlardır fakat bu ilaçlar daha küçük ölçekli çalışmalarda incelenmişlerdir ve güvenirliliklerinin
kanıtlanması için daha geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç vardır.

GRİPAL ENFEKSİYONLAR VE SİNÜZİT

Grip ve sinuzit gebelikte sık karşılaşılan durumlardır. Asıl olan hastalıktan korunmaktır. Damlacık yoluyla havadan bulaşan bir hastalık olduğundan grip salgınları sırasında kapalı yerlerde uzun süre kalmamak önemlidir. Gebelik sırasında bağışıklık sistemi de etkilendiğinden hastalık her zamankinden daha uzun sürebilir. Grip sebebi viruslerdir ve antibiyotikler viruslere etki etmediklerinden kullanımı yararsızdır. Hastalık seyri sırasında şikayetleri azaltmak için bir takım önlemler alınabilinir.
Sıvı alınımını artırmak. Taze sıkılmış meyve suları hem sıvı ihtiyacınızı karşılar hem de iştahınızın azalmasıyla oluşan besin açığının bir kısmını telafi eder.

  • İştahınız azalmışsa kendinizi 3 büyük ana öğün yemeğe zorlamayın.Bunun yerine 6 küçük öğün yapın.
  • Dinlenme zamanınızı arttırın.
  • Yastıklarla sırtınızı yükseltmek nefes almanızı rahatlatıp, genize doğru olan akıntıyı da azaltacaktır.
  • Gribin oluşturduğu rahatsızlıkları azaltmak için ilaçlar da kullanılabilinir. İlacın kullanım yolu önemlidir. Ağız yoluyla alınan bir ilaca kıyasla burun spreyi veya damla olarak kullanımda bebeğe geçen ilaç miktarı çok daha az olacaktır. Bu nedenle mümkün olduğunca lokal etkili ilaçlar tercih edilmelidir.
  • Burun tıkanıklığı için serum fizyolojik veya okyanus suyu spreyleri ve buğuseptil gebeliğin her ayında rahatlıkla kullanılır.
  • Soğuk algınlığı, kırıklık, kas ağrıları ve hafif ateş için gebeliğin her ayında parasetamol (minoset, parol vb) içeren ilaçlar kullanılabilinir.
  • Nezle için gebeliğin 3. ayından sonra psödoefedrin içeren (sudafed,eksofed, rinogest) ilaçlar kullanılabilinir.
  • Nezle için kullanılan Otrivin ve illiadin gibi ilaçlarda damarları kasan maddeler olduğundan bunlar özellikle rahim içi gelişme geriliği riski olan gebeliklerde uterin arter (rahimi besleyen damar) kasılmasına neden olarak bebeğe giden oksijenin azalmasına neden olabilir. Sağlıklı gebeliklerde ise böyle bir etki görülmemiştir.
  • Boğaz ağrısı için hafif tuzlu suyla gargara veya pastiller (strepsils, viks, bepantehene) kullanılabilinir.

Ateşinizi mutlaka günde en az bir kez takip edin. Ateşiniz 38.5 derecenin üzerine çıkarsa ve nefes darlığı, sarı-yeşil balgam çıkarma, göğüs ağrısı, yutkunmakta yemek yemenize engel olacak şekilde boğaz ağrısı gibi şikayetleriniz olursa mutlaka doktora başvurmalısınız.

Sorunuz

Adınız (gerekli)

Epostanız (gerekli)

Konu

Sorunuz