Tüp Bebek Tedavisinde Yardımcı Uygulamalar

Tüp Bebek Tedavisinde Yardımcı Uygulamalar

Cerrahi sperm arama (PESA, PTSA, TESE)

Erkeğin menisinde hiç sperm olmaması durumunda (azospermi) mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak olan spermin testislerden alınması gündeme gelmektedir. Bu uygulamanın başlaması ile erkek kısırlığı konusunda devrim yaşanmıştır. Tıkanıklığa bağlı azospermi olgularında kanalların içine ince bir iğne ile girilerek sperm aranır (PESA). Bu tür olgularda kendi kliniğimizde sperm bulma oranımız %99.6′dır

Tıkanmanın olmadığı durumlarda işe problem daha karışıktır. Bu durumlarda erkek yumurtalığının çeşitli bölümlerinde çok kısıtlı da olsa bir üretim söz konusu olabilmektedir. Yumurtalığın çeşitli bölümlerinden çok sayıda küçük parça alınarak bu parçaların içerisinde sperm hücresi aramak gerekmektedir. Parçalar iğne ile (PTSA) ya da açık cerrahi ile alınabilir (TESE). Bu teknikle hastaların yaklaşık %60”ında sperm bulunabilmektedir. Üretim bozukluğuna bağlı azospermi olgularında gebelik oranlan biraz daha düşüktür.

tüp bebek tedavisinde yardımcı uygulamalar ankara jinekolog doktor

Destekli yuvalama

Yardımcı üreme tekniklerine başvuran çiftlerin yarısından fazlası embryo gelişmesine rağmen gebelik olmamaktadır. Döllenme olmasına rağmen gebelik oluşmamasının kaynağı muhtemelen embryonun rahime yerleşme safhasındadır. Embrıyonun rahim içine yerleştirilmesini takiben değişik olaylar oluşmaktadır olarak embryo bölünmeye ve büyümeye devam etmekte belli bir boya erişince kendisini çevreleyen zarı (zona pellusid) yırtarak endometrium olarak adlandırılan rahim içindeki dokunun derinliklerine yerleşerek büyümesine burada devam etmektedir.

Gebeliğin oluşmamasının en önemli nedeni embryonun bu zarı yırtarak dışarıya çıkamaması ve dolayısı ile rahim duvarına yerleşememesi olduğu kabul edilmektedir. Bu problemi çözmek için embryoyu, çevreleyen bu zarda transfer işlemi öncesi kimyasal veya mekanik yöntemlerle küçük bir delik açılarak embryonun bu zarı yırtması ve rahim duvarına yerleşmesi sağlanmakta Yapılan bilimsel çalışmalar bu yöntemle gebelik oranlarında hissedilir bir yükselme olduğunu göstermektedir. Bu teknik kısaca şu şekilde uygulanmaktadır: ilk olarak embryo mikroskobik bir tüp yardımı ile duvarından emilerek sabitleştirilmekte daha sonra yine mikroskobik bir iğne ile embryo duvarından teğet geçilerek iki noktada delik açılmaktadır. Embryo rahim içinde büyümesi devam ederken zayıf olan bu noktalarda zarını delebilmektedir.

tupbebekyar2

Zarı yırtarak implantasyona hazır hale gelen embriyo

Preimpantasyon genetik tanı (PGT)

Preimpantasyon Genetik Tanı (PGT), ailesinde genetik hastalıklar olan çiftlerin ya da uygulanan tedavilere cevap vermemiş interfil ailelerin tüp bebek yöntemi kullanılarak sağlıklı bebeğe kavuşmalarını sağlayan yeni bir genetik tanı yöntemidir. Bu teknikte çiftlerden elde edilen embryolar tek tek incelenerek genetik olarak sağlıklı olan embryolar anormal embryolardan ayrılır ve anne adayına genetik olarak normal olduğu saptanan embryolar transfer edilir. Bu sayede genetik bozukluğu olan çocuğa sahip olma riski yüksek olan çiftler için hamilelik en başından kontrol altına alınmış olur. IVF’de olumsuz sonuçların başlıca sebeplerinden biri kromozom anomalisi dolayısıyla meydana gelen düşüklerdir. Bu nedenle PGT, özellikle ileri yaştaki IVF hastalarına ait oositlerde C.1 gibi yüksek oranda kromozom anomalisine rastlanması sebebiyle ileri yaş anne adaylarına önerilmektedir. Ayrıca ülkemizde sıklıkla görülen talasemi ve orak hücreli anemi genetik hastalı kların gebelik öncesi analizi de PGT ile yapılabilmektedir. Gelişen genetik teknikler ve bilgiye ulaşma olanaklarının artması çiftlerin, PGT ve diğer prenatal tanı yöntemleri hakkında sağlık merkezlerine başvurmalarını kolaylaştırmıştır. Asıl amacı aileleri sağlıklı bebeklerine kavuşturmak olan IVF, Preimpantasyon Genetik Tanı’nın uygulanması ile birlikte başarıya ulaşma konuşunda bir adım daha atılmasını sağlamıştır.

tupbebekyar3

Preimplantasyon Genetik Tanı uygulamasında embiyodan bir blastomer biopsisi.

tupbebekyar4

Alınan blastomerden çekirdek fiksasyonu

tupbebekyar5

Multivysion PB kodu uygulanmış bir blastomer çekirdeği

tupbebekyar6

Genetik tanı laboratuarı Blastokist transferi

Son dönemlerde geliştirilmiş medium sistemleri kullanılarak embryo canlılığı laboratuar ortamında daha da uzatılmış ve buna bağlı olarak günümüzde tüp bebek merkezlerinde, daha yüksek gebelik oranlarının elde edildiği 5. ya da 6. gün transferleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Buna blastokist transferi adı verilir, Embryonun ana rahmine tutunmadan önce ulaştığı en son aşamaya blastokişt aşaması denir.

Blastokist transferinin avantajları şunlardır:

  • Gelişim potansiyeli daha iyi olan embryoları seçebilme
  • Canlılığı yüksek olan daha az sayıda embryo transfer ederek çoğul gebelik olasılığını azaltması
  • Embryo gelişimini daha iyi gözleyebilme
  • Embryoları en yüksek gelişim potansiyeline sahip oldukları dönemde yani blastokişt aşamasında döndürebilme
  • Preimplantasyon genetiği uygulayan merkezlerde trophectoderm (blastokiste ait iç hücre tabakaları) biopsisi uygulayabilmek ve bu doku embryonik olmadığı için etik problemleri ortadan kaldırabilmek.
  • Embryo canlılığının incelenebileceği metodlara fırsat tanıması.

tupbebekyar7

Döllenmenin beşinci günündeki embriyolar

Embryo dondurma

İnsan gametlerinin ve embryolarının dondurulmasının tüp bebek pratiğinde büyük önemi vardır. Tüp bebek uygulamalarında çoğul gebelik riskini en aza indirmek için genel yaklaşım en fazla üç embryo transfer etmektir. Bu durumda akla gelen ilk soru elde edilen fazla embryoların ne şekilde değerlendirileceğidir. Bu şekilde elde edilen fazla embryoların dondurulması hastaya hem ekonomik, hem de psikolojik bir avantaj sağlamaktadır. Ayrıca dondurulan embryolar transfer edileceği zaman hasta herhangi bir tedaviye gereksinim duymamaktadır. Embryo dondurma işlemi tüp bebek uygulamalarında başarı şansını arttıran bir işlem olarak da değerlendirilebilir.

Embryo dondurma ve çözme işlemi, embryolar kimyasal maddelerle (krıyoprotektan) dengelendikten sonra soğutulması ve -196°C sıvı nitrojen içinde depolanması, çözüldükten sonra da krioprotektan ortamından uzaklaştırılarak ileri gelişimi sağlamak için özel kültür ortamlarının içine alınmasıdır. Her iki işlemde çok dikkatli yapılmalıdır. Rutin tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarında embryo dondurma ile gebelik oranları -25 arasında değişmektedir. Aynı siklusta gebelik elde edebilmiş ve kalan embryolar dondurulmuş ise bu kez gebelik oranı %40 kadar olmaktadır. Çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar Türkiye’de 1997 yılında yürürlüğe giren bir yasa ile üç yıl boyunca sıvı nitrojen içerisinde saklanabilmektedir.

Sorunuz

Adınız (gerekli)

Epostanız (gerekli)

Konu

Sorunuz